| Sayı : B.02.1.HM.0.DEİ.02.00/500 |
Ankara, 22
Haziran 2000
|
Sn.Horst Köhler
Başkan
Uluslararası Para Fonu
Washington. D.C. 20431
A.B.D.
Sayın Bay Köhler,
12. Kamu kağıtlarının likiditesini artırarak devletin (ve dolayısıyla vergi mükelleflerinin) fonlama faaliyetinin maliyetini düşürmek amacıyla kamu borçlanması alanında piyasa yapıcılığı sistemi getirilmiştir (yapısal kriter). Piyasa yapıcıları Nisan ayı sonunda belirlenmiş ve sistem 8 Mayıs tarihinde işlemeye başlamıştır.
Fiyat ve gelir politikaları13. Fiyat ve gelir politikaları enflasyonla mücadele programımızın ayrılmaz bir parçasıdır. 2000 yılının ikinci yarısında bu alanda çeşitli tedbirler alınacaktır
Para ve kur politikaları14. Para ve kur politikaları 2000 yılının ilk aylarında titizlikle uygulanmıştır. Merkez Bankası Net İç Varlıklar (NİV) ve Net Uluslararası Rezervlere (NUR) ilişkin Mart ayı sonu performans kriterleri yerine getirilmiştir (Ek A). Bunun yanı sıra, sterilizasyon yapmama politikası tutarlı bir şekilde izlenmiş ve NİV sürekli programda belirlenen koridor içinde kalmıştır (dini bayram tatillerini de kapsayacak şekilde daha önceden belirlenen izin verilmiş istisnai dönemler hariç). Gelecek için, 9 Aralık 1999 tarihli Niyet Mektubu’nda belirlenen para ve döviz kuru politikalarının uygulanması ile Net İç Varlıklar, Net Uluslararası Reservler ve sözleşme veya garanti verme bazında yeni dış borç alımı için belirlenen ve Ek D, E, F ve G’de yer alan performans kriterleri konularındaki taahhüdümüz devam etmektedir.
Yapısal reform15. 2000 yılının ilk aylarında yapısal reformların sürdürülmesi hususunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Bazı gecikmeler olmasına rağmen bütün temel alanlarda önemli sonuçlar alınmış, ve yapısal reform programımızı desteklemek amacıyla yakın zamanda Dünya Bankası’ndan bir Ekonomik Reform Kredisi (ERL) sağlanmıştır.
Özelleştirme
16. Petrol Ofisi A.Ş.’nin 10 Mart tarihli Niyet Mektubu’nda yeralan, %51’lik hisse satışına ek olarak, iki önemli operasyon gerçekleştirilmiştir: Tüpraş hisselerinin yüzde 31 ½ ’sinin halka arzı ve bir GSM lisansının satışı. GSM lisansının satışından sağlanan gelir (KDV hariç) yaklaşık 2.5 milyar ABD Dolarına ulaşacaktır. Bu özelleştirme işlemlerinin toplamı 5 milyar ABD Doları tutarında olup, bu tutarın büyük bir kısmının bu yıl nakit olarak girişi beklenmektedir. Şu ana kadar bu işlemlerden sağlanan nakit gelir 1 ¼ milyar ABD Dolarına ulaşmıştır. GSM lisansı satışından sağlanan gelirlerin yılın üçüncü çeyreğinde nakde dönüştürülmesi beklenmektedir.
17. Diğer özelleştirme işlemleri ile ilgili olarak, Türk Telekom’un %20’lik satışına ilişkin ihale 13 Haziran tarihinde ilan edilmiş olup, satış Eylül ayı sonundan önce sonuçlandırılamayacabilecektir (programın yapısal kriterlerinden birinde öngörüldüğünden bir ay sonra). Ancak, 2000 yılı için 7,6 milyar ABD Doları tutarındaki özelleştirme geliri hedefimiz halen ulaşılabilirdir. Özelleştirme işlemleri 2001 yılında devam edecek olup, bu kapsamda Ağustos sonu (yapısal kriter) itibariyle Özelleştirme İdaresi’ne devredilecek işletmeler portföyünü belirlemiş bulunuyoruz. Bu portföy; TŞFAŞ (şeker), ÇAYKUR (çay), MKEK (makine ve kimyasallar), ve ETİ Holding'in bazı fabrikalarını kapsamaktadır. Ek olarak, TEKEL’in bazı bölümlerini (aşağı bakınız), 2000 yılı sonrasında devlet yönetiminde kalacak olan termal enerji üretim santrallerini ve dağıtım şirketlerini özelleştirme niyetindeyiz ve 2000 yılında özelleştirilmesine başlanılan kuruluşların satışlarına devam edilmesini planlamaktayız.
Vergi politikası ve idaresi
18. Üçüncü gözden geçirme sırasında vergi sisteminin etkinlik ve adaletinin daha da iyileştirilmesi için 2001 yılı bütçesinin hazırlanmasında vergi politikası tedbirleri tartışılacaktır. Vergi idaresini iyileştirmek için şu ana kadarki başarılı vergi performansına katkıda bulunan tam komputerize bir sistem bu yıl faaliyete başlamıştır. Ayrıca Nisan ayı itibariyle (programın yapısal bir kriteri gerçekleştirilerek) gecikmiş vergi yükümlülüklerinin izlenmesi amacıyla üçer aylık bir izleme sistemini uygulamaya başlamış bulunuyoruz. Mart 2000 itibari ile GSMH’nın %4.75’ine tekabül eden (büyük bir bölümü kamu sektörüne ait olmak üzere) gecikmiş vergi yükümlülükleri stoğunun vergi kanunu hükümlerinin uygulanması suretiyle (ve herhangi bir vergi affı olmaksızın) azaltılması konusunda taahhüdümüz devam etmektedir.
Kamu maliyesinin şeffaflığı
19. Kamu maliyesi şeffaflığı alanında Şubat-Mayıs ayları arasında (belli bir gecikmeyle de olsa programın bir diğer yapısal kriteri gerçekleştirilerek) 25 bütçe içi 2 bütçe dışı fon tasfiye edilmiştir. Ağustos sonuna kadar 20 bütçe fonunu daha kapatacağız (yapısal kriter). Halihazırda kapatılan iki bütçedışı fona ek olarak, Temmuz 2000’de 3 (yapısal kriter) ve Şubat 2001’e kadar da 2 bütçedışı fon daha kapatılacak ve sadece 6 bütçedışı fon kalacaktır. Kalan bütçe dışı fonların korunması ihtiyacı Dünya Bankası’nın işbirliği ile hazırlanan Kamu Harcamaları ve Kurumsal Gözden Geçirme Raporu temel alınarak bir daha gözden geçirilecektir.
20. 1999 yılında oluşturulan ve şimdiye değin birçok sanayileşmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin kapsamına alındığı uygulama ile, Nisan ayında, Uluslararası Para Fonu’nca ülkemizde kamu maliyesi yönetiminde şeffaflık incelemesi gerçekleştirilmiştir. Bu misyonun raporunu, 2000 yılının Ağustos ayı sonuna kadar yayımlamak niyetindeyiz. Kamu maliyesi yönetiminde yer alan kamu kuruluşları “Kamu Finansal Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması ve Kamu Maliyesinde Şeffaflık” hususundaki komitenin ve misyon raporunun tavsiyelerini dikkate alarak, bütçe ile beraber Kasım ayı içinde Parlamento’ya sunulacak Yıllık Program’ın içeriğini, Hükümet’in kamu maliyesi politikaları ve taahhütlerini belirterek geliştirecektir. Bu döküman, 2001 yılından itibaren yıl ortasında hazırlanacak bir Ekonomik ve Mali Güncelleştirme Raporu ile birbirini tamamlayacaktır. Ayrıca yıl sonundan önce; kamu finansmanı ve borç yönetimine ilişkin bir yasayı Parlamento’ya sunacağız. Bu yasa: (i) kamu sektörü için açık borçlanma kural ve limitlerini tespit edecek, (ii) devirli - on-lending – kredilere ilişkin faaliyetler de dahil olmak üzere Hazine’nin yarı bütçesel (quasi fiscal) faaliyetlerini içererek bütçenin kapsamını genişletecek ve (iii) borç garantilerinin verilmesi için kurallar, limitler ve muhasebe standartları tespit edecektir. Ayrıca üçüncü gözden geçirmede raporun tavsiyelerini uygulamak üzere atılması gereken ek adımları (2001-2002 yılında yapılmak üzere) tespit etmek niyetindeyiz. Bu hususlar, vergi ve sosyal güvenlik katkı payı ödemeleri ve varolan görev zararı ve gecikmiş vergi borçları stoklarının çözüme kavuşturulması da dahil olmak üzere, merkezi hükümet ile kamu teşebbüsleri ve sosyal güvenlik kuruluşları arasındaki ilişkinin revizyona tabi tutulmasını içerecektir. Devletin ihtiyati yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkin olarak ise, devlet garantilerinin vade yapısı ve diğer ihtiyati yükümlülüklerin koşullarının yayımlanması suretiyle, şeffaflığı artırmaya devam edeceğiz.
21. Merkezi kamu sektörünün dışında, Merkez Bankası, bilançosunu yıllardır haftalık bazda yayımlamaktadır. Haziran 2001’e kadar, uluslararası kabul görmüş standartlar üzerinden dış bir denetçi tarafından denetlenmiş Merkez Bankası yıllık mali raporunu her yıl yayınlamaya başlayacağız.
Tarım Politikaları
22. Bu alanda program kapsamında bazı önemli yapısal değişiklikler halihazırda gerçekleştirilmiş olup, bu değişikliklerden en önemlisi devlet bankalarınca sağlanan kredi sübvansiyonlarının kaldırılmış olmasıdır. Sübvansiyonların kaldırılmış olmasının etkileri, makroekonomik koşullardaki iyileşmenin yol açtığı kredi - tarımsal krediler de dahil olmak üzere - faiz oranlarındaki keskin düşüş ile hafifletilmiştir.
23. Destekleme fiyatları yaklaşık olarak hedeflenen enflasyon oranı kadar ükseltilmiştir. Buğday destekleme fiyatı 9 Aralık tarihli Niyet Mektubu’nda tarif edilen mekanizmaya uygun olarak artırılmıştır (uluslararası fiyat üzerine %35’lik pay ile). Bu da hedeflenen enflasyon oranına yakın bir artış ile sonuçlanmıştır (% 27,5). Tarımsal kooperatifler ve birliklere özerklik sağlayan bir kanunun 1 Haziran tarihinde Meclisce onaylanması ile (yapısal kriter) büyük bir reform gerçekleştirilmiştir. Bu kooperatiflerin yeniden yapılandırılmalarını kolaylaştıracak bir geçiş düzenlemesi olarak anılan kanun, kooperatiflere verilecek desteğe ilişkin bütçe tahsisatının bir kısmının bu sene endüstriyel tarım ürünü destek alımlarının finansmanı amacıyla kullanılmasına olanak tanımaktadır. Ancak, bu geçiş düzenlemesinin maliyetini kontrol altında tutabilmek ve etkin, piyasa bazlı yeniden yapılanmayı teşvik etmek amacıyla tarım satış kooperatifleri birliklerine bütçe fonları ancak yeniden yapılandırma kurulu (veya kurul faaliyete geçinceye dek onun adına hareket eden Hazine Müsteşarlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) tarafından gerçekçi piyasa fiyatlarına dayalı bir iş planının kabulü, satılması beklenen miktardan daha fazla alım yapılmaması, kendi fonları (kendi hesaplarına borçlandıkları tüm fonları içerecek biçimde) ve devlet tarafından verilen 2000 yılı bütçe tahsisatından müteşekkil rakamı aşmayacak şekilde toplam faaliyet ve yatırım bütçesi sınırları içinde kalmaları koşuluyla verilecektir.
24. 2000 yılı içinde TEKEL’i reforma tabi tutmak ve tütün destekleme fiyat mekanizmasını kaldırmak için gerekli üç yeni kanun çıkarılacaktır. İlk kanun TEKEL’in destek alımı yapan birimini diğer ticari faaliyet gösteren birimlerinden ayıracak ve tütünün satışı için müzayede mekanizmasını hayata geçirecektir. TEKEL’in destekleme alımı yapan birimi satılmayan tütünü aynı kalitedeki ürüne müzayedede verilen en düşük fiyattan en az %15 daha düşük bir fiyata satın alacaktır. İkinci kanun alkollü içki üretimindeki tekeli kaldıracak ve böylece özel sektörün piyasaya girmesini sağlayacaktır. Üçüncü kanun ile TEKEL’in içki, tuz ve tütün ürünleri üreten tesislerinin özelleştirilmesi sağlanacaktır. TEKEL’in ticari varlıklarının satışı 2001 yılında başlayacak ve 2002 sonuna kadar tamamlanacaktır.
Bankacılık
25. Banka denetim ve düzenlemelerinin reformu 2000 yılının başlarında da devam etmiştir. Bir yapısal performans kriteri yerine getirilerek Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) üyeleri Mart sonunda atanmıştır. Kurul aktif halde çalışmaktadır ve BDDK’yı programda öngörülen son tarihten önce tam anlamıyla faaliyete geçirmek için her türlü çaba harcanacaktır. (Ağustos sonu, yapısal kriter olarak belirlenmiştir.)
26. Banka düzenlemeleri alanında;
28. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu mülkiyetindeki sekiz bankanın çözüme kavuşturulmasına ilişkin olarak, TMSF’nun Nisan ayı içinde üzerinde çalıştığı finansal yeniden yapılandırma planlarının uygulanmasına yardım etmek için finansal danışmanlık yapacak bir firmayı 31 Mayıs’ta seçmiş bulunuyoruz. Danışmanın, en az maliyet yönteminin benimsenmesi (maliyetin sonuç olarak vergi ödeyen kesime yansıtılacağı dikkate alınarak), bankacılık sisteminin istikrarı ve azami varlık tahsili yönündeki Hükümet amaçlarını gözeterek bu bankaların çözüme kavuşturulmalarının tamamlanmasına ilişkin uygun stratejiyi hazırlaması beklenmektedir. Danışmanın raporunun 31 Temmuz 2000 tarihine kadar tamamlanıp teslim edilmesini bekliyoruz. Danışmanın raporuna dayanarak 15 Ağustos’a kadar yukarıda bahsedilen bankaların yeniden yapılandırılmalarına ilişkin spesifik yönteme karar vereceğiz. Yeniden yapılandırma stratejisinin uygulanmasına ilişkin spesifik tarihler üzerinde programın üçüncü gözden geçirmesi sırasında mutabakata varılacaktır. Halihazırda, TMSF bu bankaların portföyünde bulunan kötü kredilerin tahsilinden sorumlu olacak özel bir birim kurma sürecindedir. Bu aktif yönetimi birimi 15 Ağustos 2000 tarihine kadar kötü aktiflerin devralınmasını tamamlamak amacıyla 2000 yılı Haziran sonuna kadar faaliyete geçecektir.
29. Orta vadede, Türk bankacılık sistemi düşük enflasyon, reel faiz oranları ve banka predlerinin bulunduğu bir ortama uyum sağlamak zorunda kalacaktır. Halihazırda sınırlı durumda olan banka kredileri piyasası hacminin artması muhtemeldir ve bu artışla bankaların karşı karşıya kalabileceği muhtemel güçlükler ve fırsatlar da artacaktır. Son bir kaç ayda, daha fazla rekabetin olduğu bir piyasada, tüketici kredilerinde görülen artış bu gelişmenin ilk işaretidir. Yukarıda banka düzenlemelerinde bahsedilen değişikliklerle beraber, BDDK’nın kurulmasını müteakiben bankacılık gözetimi uygulamasının kuvvetlendirilmesi, bu değişimi kolaylaştıracak gerekli adımlardır. Bankaların munzam karşılıkları ve vergilendirilmesi alanında yapılacak değişiklikler de yararlı olacaktır. Bu çerçevede, Türk bankaları ile yarışan diğer bankacılık sistemlerindeki oranların üzerinde olan munzam karşılıkların yarattığı yükü azaltmak için, munzam karşılık oranını 1 Ocak 2001 tarihi itibariyle düşürmek niyetindeyiz. Ayrıca banka karşılıklarının vergiden düşülmesi uygulaması 2001 yılından başlayarak safhalar halinde tatbik edilmesi amacıyla incelenecektir. 2001 yılı politika paketine ilişkin tartışmaların bir parçası olarak bu husus üçüncü gözden geçirme sırasında tartışılacaktır.
30. Son olarak, para ve bankacılık alanındaki gelişmelere ilişkin istatistiklerin bulunabilirliğini iyileştirmek niyetindeyiz. Temmuz 2000 sonundan itibaren, ticari bankalardan kredi faaliyetlerinde kullandıkları belli başlı kredi imkanları çeşitleri ve para birimleri cinsinden sınıflandırılmış hacim ağırlıklı faiz oranları hususundaki bilgileri isteyerek, bankacılık kredi faiz oranlarına ilişkin toplulaştırılmış istatistiklerin toplanma ve yayın sistemini iyileştireceğiz. Tüm finansal sistemi içeren parasal analiz (monetary survey) verilerinin yayımlanmasında şu andaki üç ya da dört ayı geçen gecikmeler, en fazla iki aya indirilecektir.
İyi dileklerimizle,
|
|
|
|
|
|