Finans Sözlüğü-I

IFC Kredisi (International Finance Corporation Credit) :
Dünya Bankası’nın özel kesimi destekleyen kolu International Finance Corporation (1956 yılında kurulmuş olup 175 üyesi vardır) tarafından, gelişmekte olan ülkelerin imalat sektöründe faaliyet gösteren firmalarına üretim, ihracat ve istihdam olanaklarının iyileştirilmesi amacıyla yapılacak yatırım projelerini finanse etmek amacıyla orta vadeli ve 6 ayda bir eşit taksitlerle ödenen kredidir.

IMF (Uluslararası Para Fonu) :
Uluslararası para sistemi ile ilgili doğan gelişme ve sorunlar konusunda üyeler arasında dayanışma sağlayan, çok yanlı bir uluslararası ödeme sistemini geliştiren, üye ülkelerin kısa dönemli kredi gereksinimlerini sağlayan ve üye ülkelerin dış ödemeler bilançosunda ortaya çıkan dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olan bir kurumdur.

İBRA :
Alacaklının alacağından vazgeçmesi yolu ile borçlunun borç yükümlülüğünün ortadan kalkması.

İÇERİDEN ÖĞRENENLER TİCARETİ (INSIDER TRADING) :
Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak sermaye piyasasında işlem yapanlar arasında fırsat eşitliğini bozacak şekilde haksız yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmektir.

İÇ TİCARET HADLERİ (INTERNAL TERMS OF TRADE) :
Sektör fiyat endekslerinin karşılaştırma yapmak için kullanılmasıdır.

İFLAS (BANKRUPTCY) :
Şirketin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi nedeniyle faaliyetlerinin sona erdirilmesidir.

İHRACAT (EXPORT) :
Ülkede bir kişi veya bir firma tarafından üretilen bir malın yabancı ülkelere satılmasıdır. Bir ülkenin ekonomik gücü ithalata karşı ithalatın büyüklüğüne göre belirlenir. İhracat, kapitalist düzende en bir gelir kaynağıdır.

İHRACAT ÇARPANI (EXPORT MULTIPLIER) :
İhracatın milli gelirde sağladığı artışın, ihracat gelirindeki artışa olan oranıdır. Bu çarpanın büyüklüğü, ülkede gerçekleşen ithalata ve ihracattan gelir elde edenlerin yaptıkları tasarruflara göre değişir.

İHRACAT DÖVİZİNİ KULLANMA HAKKI (FOREIGN EXCHANGE RETAIN SCHEME) :
İhracat dövizini kullanma hakkı, ihracat yoluyla kazanılan dövizin bir bölümünün ülkeye getirilmemesi ile elde edilen teşviktir.

İHRACAT KOTALARI (EXPORT QUOTAS) :
Dünya bazında bir mala olan talebin, arzdan daha az olmasından dolayı fiyatın belirli bir seviyenin altına düşmemesi için malı üreten ülkelerin yaptıkları anlaşma çerçevesinde belirledikleri, ihracatı kısıtlayıcı önlemlerdir.

İHRACAT PRİMİ (EXPORT BOUNTY, EXPORT SUBSIDY) :
İhracat primi, ihracatı teşvik yollarından biridir. Devletin, ihraç edilecek malın ucuzlatılması için yaptığı parasal yardım olarak ifade edilmektedir.

İHRACAT REJİMİ (EXPORT REGIME) :
İhracat rejimi, ihracatla ilgili şartları kapsayan yasal düzenlemelerdir.

İHRACAT SİGORTASI (EXPORT INSURANCE) :
İhracat sigortası, ihracatçı şirketi yurt dışında mevcut risklerden korumak için yapılan bir sigorta türüdür.

İHRACAT TEŞVİKİ (EXPORT PROMOTION) :
Devletin ihracatı arttırmak için ihracat yapanlara sağladığı kolaylıkların tümü “ihracat teşviki” olarak adlandırılır. İhracat vergi iadesini, ihracat primini ihracat teşviklerine örnek verebiliriz.

İHRACAT VERGİLERİ (EXPORT TAXES) :
İhracat vergileri, devletin kendisine gelir sağlamak için ihraç mallar üzerinden aldığı vergilerdir. 19. Yüzyılın başlarında kullanılmaya başlanan bu uygulama, günümüzde kullanılmamaktadır.

İHRACATA YÖNELİK BÜYÜME (EXPORT ORIENTED GROWTH; EXPORT LED GROWTH) :
Bazı ihracat sektörlerinde uzmanlaşmak suretiyle ihracatta büyümek için, genellikle az gelişmiş ülkeler tarafından kullanılan bir stratejidir. Bu strateji izlenirken çeşitli yollardan ihracata teşvik söz konusudur. Vergi avantajları, döviz kuru teşvikleri , ithalat kolaylıkları gibi teşvikleri bu teşviklere örnek verebiliriz.

İHRACATTA VERGİ İADESİ (EXPORT RESTITUTION) :
İhracatta vergi iadesi, ihracatı teşvik tedbirlerinden biridir. Vergi iadesiyle, ihracatı teşvik edilmek istenen ürünlerin maliyetine dahil vergilerin kısmen veya tamamen ihracatçıya ödenmesi yoluyla, ihraç edilecek olan malın maliyetini azaltmaktır.

İHRACATTA VERGİ MUAFİYETİ (TAX EXEMPTION FOR EXPORTS) :
İhracatta vergi muafiyeti, ihracatı teşvik tedbirlerinden biridir. Vergi muafiyetiyle, ihracatı teşvik edilmek istenen ürünlerin gümrük, ihracat kredilerinden vergi, resim, harç almama gibi teşviklerle, ihraç edilecek olan malın maliyetini azaltmaktır.

İHRAÇ (ISSUE) :
Tahvil, hisse senedi gibi sermaye piyasası araçlarının ihraçcılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışıdır.

İHRAÇCI (ISSUER) :
Sermaye piyasası araçlarını ihraç eden anonim ortaklıklar, mevzuata göre özelleştirme kapsamına alınanlar dahil kamu iktisadi teşebbüsleri, mahalli idareler ile bunlarla ilgili özel mevzuatları uyarınca faaliyet gösteren kuruluş idare ve işletmelerdir.

İHRAÇ DEĞERİ (RATE OF ISSUE, PRICE OF ISSUE) :
İhraç değeri, bir tahvil veya bir pay senedinin ilk çıkarıldığı andaki satış değeridir. Bu değer, tahvil veya pay senedinin itibari değerinden daha yüksektir.

İHRAÇ EDİLMİŞ SERMAYE (ISSUED CAPITAL, SUBSCRIBED CAPITAL) :
İhraç edilmiş sermaye, kayıtlı sermayeyi meydana getiren hisselerin fiilen satılmış kısmından oluşmaktadır.

İKAME ESNEKLİĞİ (ELASTICITY OF SUBSTITUTION) :
İkame esnekliği, üreticiler yönünden üretim faktörleri, tüketiciler yönünden ve malların birbirleri ile ikam edebilme kolaylığı veya güçlüğüdür. Eğer mallar yönünden bu esneklik artıyorsa, bu bize iki malın birbirlerinin yerine kullanılabilme imkanının arttığını gösterir. üretim faktörlerinde ise bu esnekliğin artması bize bu faktörlerin teknolojik bakımdan birbirlerinin yerine kullanılabileceğini gösterir.

İKAME ETKİSİ (SUBSTITUTION EFFECT) :
Belirli bir malın fiyatında meydana gelen düşme sonucu, fiyatı düşen malın diğer mallar karşısındaki nisbi ucuzluğu karşısında, talepte olan değişimdir. Tüketiciye göre ucuzlayan bir malın, bireyin tercih arzularında nisbi olarak pahalılaşmış olan diğer mallardan daha fazla talep edilmesi normaldir.

İKAME MALLAR (SUBSTITUTES, SUBSTITUTES GOODS) :
İhtiyaç halinde birbirlerinin yerine geçebilen aynı tür mallardır. Bunlardan birinin fiyatı düştüğünde diğerine olan talep azalır; birinin fiyatı yükseldiğinde, ötekine olan talep artar.

İKİ YANLI TEKEL (BILATERAL MONOPOLY) :
Bir malın tek bir alıcısı ve tek bir satıcısının bulunduğu piyasalara verilen addır. Bu tip piyasalara çoğunlukla hammadde piyasalarında rastlanır.

İKİ YANLI TİCARET ANLAŞMALARI (BILATERAL TRADE AGREEMENT) :
Uluslararası ticarette iki ülkenin birbirlerine özel ayrıcalıklar tanımalarıdır. Bu tür anlaşmalarda döviz kullanılmaz. Mal karşılığında mal verilir. İki yanlı ticaret anlaşmaları serbest mal ve hizmet akışını sınırlayarak dünya ticaretinin daralmasına neden olduğundan, bu anlaşmalar günümüzde büyük ölçüde terkedilmiştir.

İKİNCİL PİYASALAR (SECONDARY MARKET) :
Daha önce ihraç edilmiş sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü piyasalardır.

İKTİSADİ BİRLİK :
Birden fazla ülkenin bir araya gelerek dış ticaret politikaları, yurtiçi ticaret politikaları gibi konularda ortak bir karar alarak, bu karar çerçevesinde hareket etmeleridir.

İKTİSADİ BÜTÜNLEŞME (ECONOMIC INTEGRATION) :
Bir grup ülkenin kendi aralarında anlaşarak kurdukları iktisadi birliklerdir. Serbest Ticaret Bölgesi, Gümrük Birliği, Ortak Pazar ve İktisadi Birlik iktisadi bütünleşme kapsamına girerler.

İKTİSADİ GÖSTERGELER (ECONOMIC INDICATORS) :
İktisadi göstergeler, ekonomik hayatın durumunu, meydana gelen değişiklikleri gösteren istatistik serileridir. Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir: fiyatlar genel seviyesi, ticaret hadleri, ithalat fazlası, işsizlik seviyesi, vb.

İKTİSADİ GÜÇ (ECONOMIC POWER) :
İktisadi güç, kaynakların tahsisini etkileyeme veya bu tahsisi belirleme gücüne verilen addır.

İKTİSADİ İSTATİSTİKLER (ECONOMIC STATISTICS) :
Fiyat, üretim, tüketim, gelir, nüfus, vb. gibi çeşitli makroekonomik değişkenlere ait veri ve endekslerin tümü iktisadi istatistiklerdir.

İKTİSADİ MAL (ECONOMIC GOODS) :
İhtiyaç giderme özelliği taşıyan fakat bir gayret veya fedakarlık sonunda elde edilebilen mal ya da hizmettir. Bu mal ve hizmetlerin elde edilmesi ancak başka şeylerden vazgeçilmesi ile gerçekleşebilir. Vazgeçilen şey ise genellikle paradır.

İKTİSADİ PLANLAMA (ECONOMIC PLANNING) :
İktisadi planlama, belirli bir ekonomik hedefe ulaşmak ve onu maksimize etmek için ekonomideki kıt kaynakların en iyi biçimde dağılımını sağlayarak, onlardan azami olarak yararlanmayı amaçlamaktadır. İktisadi planlama, bir kişi, bir firma, yerel yönetim veya ulusal ekonomi içinde geçerlidir.

İKTİSADİ RANT (ECONOMIC RENT) :
İktisadi rant, üretim faktörlerinden birini bulunulan sektörde etkin tutmak için ödenmesi gereken miktardan daha fazla ödeme yapılmasıdır. Fakat iktisadi ranta konu olan üretim faktörünün alternatifinin bulunması şart değildir.

İKTİSAT POLİTİKASI (ECONOMIC POLICY) :
İktisat politikası, hükümetlerin toplum refahını arttırmak amacıyla belirledikleri tüm hedefler ve bu hedeflere ulaşmak amacıyla kullanılan araçların ve karşılaşılan problemleri çözmek için alınan önlem ve çözüm yollarıdır.

İLK GİREN İLK ÇIKAR (FIFO = FIRST-IN FIRST-OUT) :
Üretimde ilk defa kullanılan hammadde ve malzemenin stoklara en eski tarih itibariyle girdiği varsayılarak yapılan stok değerlendirme yöntemidir. Bu yöntemde, malzeme ve hammadde alış tarihindeki maliyetler üzerinden değerlendirilir. Eğer ilk giren hammadde ve malzemenin maliyeti düşük ise, şirketin kârı gerçek değerinden yüksek çıkar.

İLKSEL ÜRÜNLER (PRIMARY COMMODITIES) :
Bir malın üretiminde kullanılan işlenmemiş veya yarı işlenmiş gıda maddeleri, tarımsal hammaddeler ve madenler ilksel ürünler olarak adlandırılmaktadır. Temel ürünler olarak da ifade edilirler.

İMALAT (IMPORT) :
İmalat, yabancı bir ülkeden mal ve hizmet alınmasıdır.

İMALAT SANAYİ (MANUFACTURING INDUSTRY) :
Tarım ve maden çıkarma işleminden elde edilen maddelerin işlenmek yoluyla yararlı hale getirilmesidir. İmalat sanayileri, hammaddeleri işleyerek mamul haline getiren sanayiler ve yarı tamamlanmış ürünleri üretim sürecinde hammadde olarak kullanan sanayiler diye iki ayrı grupta incelenebilir.

İMKB (İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI) :
Menkul Kıymetlerin alım ve satım işlemlerinin yapıldığı menkul kıymetler piyasasıdır. Hisse senetlerinin alım ve satım işlemleri hisse senedi birinci ve ikinci pazarında yapılır. Tahvil, hazine bonosu, finansman bonosu ve gelir ortaklığı senedi gibi menkul kıymetlerin alım ve satımı da tahvil ve bono pazarında gerçekleştirilir.

İMKB TAKAS ve SAKLAMA BANKASI A.Ş :
Sermaye piyasasında faaliyet gösteren banka ve aracı kurumlara saklama ve takas hizmeti veren kuruluştur.

İMPRİNTER :
İş yerlerinin, kredi kartı uygulamasında kullandığı mekanik cihaz. İş yeri bu cihazı kullanarak, kredi kartının ön yüzündeki kart bilgilerini satış belgesi üzerine geçirir, satış tutarı ve işlem tarihi yazıldıktan sonra kart hamiline imzalatılır.

İMTİYAZLI HİSSE SENEDİ (PREFERRED STOCK) :
Esas sözleşmede hüküm bulunmak kaydı ile, sahiplerine temettü ödemesi, rüçhan hakkı kullanımı, oy hakkı gibi konularda ayrıcalık tanıyan senetlerdir.

İNCE AYAR (FINE TUNING) :
Para ve maliye politikalarının, kısa süreli dalgalanmaları önlemek için üretim, ödemeler dengesi veya enflasyon seviyesinde kullanılmasıdır.

İNDİKATÖR :
Son fiyatın ve hacmin önceki fiyatlar ve hacimler ile mukayesesini yaparak oluşturulan grafik ve göstergedir.

İPOTEK (MORTGAGE) :
İpotek, herhangi bir borca karşılık teminat olan taşınmaz mal yani gayrimenkuldür. Taşınabilir mallara ipotek konulamaz. Bir taşınmazın rehni için tapu kaydının olması şarttır. Bir taşınmazın ipoteği için rehin sözleşmesi ve tescil gereklidir. Taşınmaz mallara birden çok ipotek işlemi yapmak mümkündür.

İPOTEKLİ BORÇ SENEDİ (MORTGAGE BONDS) :
İpotekli borç senedi, gayrimenkul ipoteği ile temin edilmiş kişisel alacak karşılığında verilen senettir. Bu tür senetler kıymetli evrak sayılırlar ve elden ele dolaşabilirler. İpotekli borç senedi, alacaklısına yalnızca gayrimenkulü hedef alan bir talep hakkı vermektedir.

İSKONTO (DISCOUNT) :
İskonto, satıcının bir malı satarken alıcı lehine yaptığı indirimdir. Ayrıca senede bağlı bir alacağın senette yazılı miktar üzerinden vadesine göre hesaplanan giderler çıkartıldıktan sonra, kalan miktarın banka tarafından alacaklıya ödenmesi de iskonto olarak ifade edilmektedir.

İSKONTO / İŞTİRA KREDİSİ :
İskonto, ticari bir senedin kredi kullandırım tarihinden senet vadesine kadar olan süreye ait faiz,komisyon, KKDF ve BSMV’si düşüldükten sonra bakiyesinin müşteriye ödenmesiyle ortaya çıkan bir nakit kredidir.
Ödeme yeri işlemin yapıldığı yerin belediye hudutları dışında olan bono ve poliçenin iskontosu, iştira kredisini oluşturur.

İSKONTO ORANI (RATE OF DISCOUNT) :
İskonto oranı, vadesi gelmeden ödenmek istenen borç miktarından borçlu lehine yapılan indirimin belirlenmesinde kullanılan yüzde oranıdır. Piyasa faiz haddine göre değişmektedir.

İSKONTO ŞİRKETİ (DISCOUNT HOUSE) :
İskonto piyasasının bir parçası olan iskonto şirketleri, bono ve tahvillerin iskontolanmasında uzmanlaşmış finansal kuruluşlardır.

İSTİHDAM (EMPLOYMENT) :
İstihdam, bir ülkede belirli bir gelir elde etmek için çalışan kişilerin hizmetlerinden yararlanmak suretiyle çalıştırılmalarıdır.

İSTİHDAM HACMİ (EMPLOYMENT VOLUME) :
Bir ülke ekonomisinde, bir sektör veya bir bölgede belirli bir tarih içerisinde istihdam edilen kişilerin toplam sayısıdır.

İSTİHDAM ORANI (EMPLOYMENT RATIO, EMPLOYMENT RATE) :
Bir ülke ekonomisinde, belirli bir tarihte istihdam edilen işgücünün toplam işgücüne oranıdır.

İSTİKRAR (STABILITY) :
Ekonomideki fiyat düzeyi, faiz oranları, istihdam hacmi, vb. faktörlerin dengede kalması ve ekonomide iç ve dış faktörlerden kaynaklanan değişiklik beklenmemesidir.

İSTİKRAR POLİTİKASI (STABILIZATION POLICY) :
Ekonomideki toplam talep ve arz arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla hazırlanmış politikalardır. Genellikle ödemeler dengesi açığı ve fiyat artışı şeklinde ortaya çıkarlar.

İŞÇİ SENDİKASI (TRADE UNION, LABOR UNION) :
İşçilerin ücretlerinin yükseltilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi nedenlerden dolayı haklarını korumak için kurdukları örgüttür. İşçi birliği deyimiyle özelleştirilmiştir.

İŞGÜCÜ (LABOR FORCE) :
İşgücü, bir ülkede , belirli bir dönem içerisinde 15-65 yaş arasındaki çalışabilir nüfustan çalışmak istemeyenler düşüldükten sonra kalan nüfustur.

İŞGÜCÜ ARZI (LABOR SUPPLY) :
İşgücü arzı, çalışan kişilerin ortaya koydukları toplam iş saatini belirten kavramdır.

İŞGÜCÜ TALEBİ (LABOR DEMAND) :
İşgücü talebi, ekonomide belirli bir dönem içerisinde talep edilen toplam işgücü miktarıdır.

İŞLEM HACMİ (TRADED VALUE) :
Her hisse senedi için gerçekleşen işlemlerdeki hisse senedi sayısı ile işlem fiyatının çarpılmasıyla elde edilen değerlerin toplamıdır. Tüm hisse senetlerinin işlem hacimleri toplamı, piyasanın toplam hacmini oluşturur.

İŞLEM MİKTARI (TRADING VALUME) :
Bir seans içinde ya da belli bir dönemde alınıp satılan menkul kıymet adedidir.

İŞLEM SAATLERİ :
Gözaltı Pazarı: 14:00-15:00
Ulusal Pazar, Bölgesel Pazar, Yeni Şirketler Pazarı: 10:00-12:00 (1.seans)
14:00-16:00 (2.seans)

İŞLETME (ENTREPRISE; BUSINESS) :
İşletme, planlı olarak mal ve hizmet üretmek amacıyla kurulmuş ekonomik birimlere verilen addır.

İŞSİZLİK (UNEMPLOYMENT) :
Çalışma gücüne sahip kişilerin iş aramalarına rağmen iş bulamamaları durumudur. Bu tip işsizlik “gayri iradi işsizlik” olarak da adlandırılır. İşsizlik, yapısal işsizlik, mevsimsel işsizlik, konjonktürel işsizlik ve teknolojik işsizlik olarak çeşitlidir.

İŞSİZLİK ORANI (UNEMPLOYMENT RATE) :
İşsizlik oranı, işsizlerin işgücüne olan oranıdır. Şöyle ifade edilmektedir: İ / Ç+İ X 100
(İ) işsiz sayısını, (Ç) ise istihdam edenleri göstermektedir.

İŞTİRAK (PARTICIPATION) :
Bir ortaklık ile işletme arasında, söz konusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan, doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisidir.

İŞVEREN SENDİKASI (EMPLOYER’S UNION) :
İşverenlerin, kendi aralarında yardımlaşma sağlamak ve ortak çıkarlarını savunabilmek amacıyla kurdukları sendikadır.

İTFA (REDEMPTION) :
Bir borcun ödenerek kapanmasıdır. Hazine Bonosu işlemlerinde de, bononun vadesinde yatırımcıya geri ödenmesi olarak kullanılmaktadır.

İTHAL İKAMESİ (IMPORT SUBSTITUTION) :
İthal ikamesi, daha önce yurtdışından ithal edilen mal ve hizmetlerin yavaş yavaş ülke içerisinde üretilmeye başlanmasıdır. İthal ikamesi ile toplam arz da bulunan ithalat payı da azalır. İthalat ikamesi, genellikle tüketim malları üretimi, ara malları üretimi ve yatırım malları üretimi olarak gerçekleştirilir.

İTHAL SINIRLAMALARI (IMPORT RESTRICTIONS) :
İthal kotaları ve gümrük tarifeleri gibi yollarla yapılan sınırlandırmalara ithal sınırlamaları denmektedir.

İTHAL VESAİKİ KARŞILIĞI AVANS (ADVANCE ON IMPORT DOCUMENTS) :
İthal vesaiki karşılğı avans, ithal edilen mallar karşılığında gösterilmek suretiyle elde edilen kredidir.

İTHALAT EĞİLİMİ (PROPENSITY TO IMPORT) :
İthalat eğilimi, ithalat ile milli gelir arasındaki ilişkidir. İthalat eğilimi, ortalama ithalat eğilimi ve marjinal ithalat eğilimi olarak ikiye ayrılır. Milli gelir arttıkça ithalat eğilimi artar.

İTHALAT FONKSİYONU (IMPORT FUNCTION) :
İthalat fonksiyonu, bir ülkedeki ithalat talebi ile milli gelir arasındaki fonksiyonel ilişkiyi göstermektedir. M=M(Y) olarak ifade edilir. (M) mallara olan talebi, (Y) ise milli gelirin bir fonksiyonu olarak gösterilmektedir.

İTHALAT KARTELLERİ (IMPORT CARTELS) :
İthalat kartelleri, ithalatçılar tarafından fiyatların denetlenmesi için kurulmuş olan birleşmelerdir. İthalatçılar bu yöntemle, fiyatları ve kârlılıklarını saptamaya çalışırlar.

İTHALAT KOTALARI (IMPORT QUOTAS) :
İthalat kotaları yapılacak ithalatın devlet tarafından alınan önlemler ile sınırlandırılmaya çalışılmasıdır. Eğer bu sınırlandırma, bir kişi veya ülkeye yönelik değilse global kota’dır.

İTHALAT TEMİNATLARI (IMPORT GUARANTEE DEPOSITS) :
Emisyon hacmini daraltmak veya ithalatı sınırlandırmak için uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntem uygulanırken, ithalatçı ithal edeceği malın değerinin bir kısmını sipariş anında güvence olarak Merkez Bankasına yatırır ve ithalat gerçekleşince geri alır.

İTHALAT TRANSFERİ (IMPORT TRANSFER) :
İthalat transferi, aracı bankanın gerçekleştirilen ihracatın bedelini ihracatçıya ödemesi ile gerçekleşir.

İTHALAT YASAKLARI (IMPORT PROHIBITITIONS) :
Bazı malların ülkeye girişinin yasaklanmasıdır. İthalat yasakları yerli sanayiyi korumak, dış ödemeler bilançosu açıklarının azaltılmasına yardımcı olmak gibi amaçlarla yapılmakta olup, ithalat kısıtlamalarının en katısıdır.

İTİBARİ DEĞER (NOMINAL VALUE, FACE VALUE) :
İtibari değer, menkul kıymetlerin üzerinde yazılı olan değerdir. Nominal değer olarak da kullanılmaktadır. Bu değer, ihraç değerinin altında veya üzerinde olabilir.

İZAHNAME (PROSPECTUS) :
Sermaye piyasası araçlarının ihracında ya da halka arzında ortaklıklarca halkı şirket ve hisse senetleri konularında bilgilendirmek amacıyla düzenlenmesi gereken belgedir.

UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Bu sitede yer alan bilgiler; doğru olduğuna inanılan, halka açık çeşitli kaynaklardan alınmış olup, bilgilerin her türlü kullanımı sonucundaki kayıp veya zararlar, siteye ve yazarlarına hiç bir borç, sorumluluk veya mükellefiyet yüklemez. Site içeriği, yazılar ve tablolar, izinsiz olarak kopyalanamaz ve kullanılamaz. YASAL UYARI FinHat © 2007-2015
PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com